Türkü tadında yaşamak......
alevilik
      
alevilik
Okuma : 2279
Yazan : filiz feroglu
Tarih : 9.2.2012 11:33:23
Kategori : Alevilik nedir
Önceki Sonraki
0Alevilikte Dile Sahip Olmak Konuşan hayvandır.! diye tanımlanan insan, dili ile, yani konuşarak ve yazarak, çevresindeki insanlarla ilişki kurar: Söz vardır dost kazandırır/ Söz vardır gönül yıkar. Oysa gönül Nesimi&39;in deyimiyle Tanrı&39;nın kıblesidir. Bir insanın gıyabında, onu küçültücü konuş…



0Alevilikte Dile Sahip Olmak
"Konuşan hayvandır.!" diye tanımlanan insan, dili ile, yani konuşarak ve yazarak, çevresindeki insanlarla ilişki kurar: "Söz vardır dost kazandırır/ Söz vardır gönül yıkar." Oysa gönül Nesimi'in deyimiyle Tanrı'nın kıblesidir.
Bir insanın gıyabında, onu küçültücü konuşmalar yapmak; insanlar hakkında gerçeğe aykırı bilgiler aktarmak, böylece onlar zararına bir kamuoyu yaratmak şeklirnde tanımlayabileceğimiz dedikodu, insanlar arasında güvensizlik yaratan bir davranıştır. Bu davranış Alevilik ve Bektaşilik tarafından şiddetle reddedilmişti ."Gördüğünü ört / Görmediğini söyleme " Kuralını kendisirıe iman edinen Alevirıirı dedikodu yapması ve dedikoduyu alışkanlık haline getirmesi olanaksızdır. O, bırakınız dedikodu ve iftira etmeyi, insanın işlediği sıradan bir kusuru bile açıklamak hakkına sahip değildir. Alevilik,bir hadiste de söylendiği gibi "İnananın, inanana ayna olduğuna" inanmıştır. Bu nedenle iftiranın, dedikodunun gizlenemeyeceğine, kalpten kalbe giden yolun, gönül denilen aynanın, yalanı hemen meydana çıkartacağına inanılır


Kendini Bilmek

"İlim ilim bilmektir,
Bilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır"

Kendini bilmek, karşısındakini bilmenin, tanımanın, anlamanın ön koşuludur.Bu kişisel ve toplumsal barışın ilk adımını oluşturur. Bektaşi öğretisi de kişiye önce kendini bilmesi konusunda yol göstererek eğitime başlamaktır."sen kendin bilmeszen;bu nice okumaktır" dizelerindeki "okumak" hem eğitim almak hem de çağırmak, çağrıda bulunmak anlamını taşır. Yani kişi kendini bilmezse ne eğitim alabilir ne de başkalarına akıl

verebilecek, çağrıda bulabilecek düzeyde olabilir.





Alevilik


1. Gelin Canlar bir olalim....

Bizi milliyetlere, dinlere, irklara ve siniflara bölmek istiyorlar. Vicdan ve merhametten yoksun; görevi sadece insan ögütmek olan bu kandegirmenlerinin carki bu yoldan bizleri tüketmek istiyor.
Bunu yaparken de kah dini, kah ideolojiyi, kah parayi, kah payandeligi, kah metalastirilmis sehveti önümüze koyuyorlar.
Biz bunlari reddediyoruz!


2. Yetmis iki millete ayni nazar ile bak….

Milliyetci ve irkci yaklasimlar yüzyillardan beri üzerinde yasadigimiz dünyayi kan gölüne cevirdi ve halen de cevirmektedir. Irk, din, dil, deri, cinsiyet ve kültürel ayrimciliga dayanan savaslardan karli cikanlar daima para babalari, tahakküm baronlari ve din tacirleri olmustur. Kalabaliklari olusturan genis kitlelerin payina ise bu savaslardan sadece gözyaslari ve acilar kalmistir. Bir avuc azinligin mutlulugu icin yapilar bu savaslari reddediyoruz.


3.Eline, beline, diline sahip ol….

Icinde yasadigimiz kapitalist-emperyalist toplumsal düzen etik degerlerden yoksun, sadece cikar ve menfaatlerine kilitlenmis egosentrik bireyler yaratmaktadir. Düzen, sadece akil fukarasi degil ayni zamanda duygu ve deger fukarasi insan tipi üreterek devasi bir makinaya benzeyen duygusuz-sevgisiz sistemine entegre etmektedir. Bir kez entegre olan insan ise kendi modelini hayatin her alaninda yeniden üretmektedir. Yardimlasma, paylasim, dayanisma gibi duygular yerini cikar ve menfaat üzerine kurulmus birlikteliklere birakiyor. Bu da insanlarin bütün ferdi ve toplumsal degerlerden soyutlanarak birer „bitirim“ , „menfaat abidesi“ne dönüsmesine yol aciyor. Maddi ya da manevi menfaata dayanmayan bir dayanisma ve yasam ruhu ancak insanin kendine ve o evrensel anlamdaki insana saygi ve muhabbet duymasiyla olanaklidir. Kendi beninde bütün benleri birlestiren insan ancak bu evrenselligi yaratmaya adaydir. Hicbir firtina ve deprem karsisinda yikilmadan ayakta kalan sihatli ve saglam bir kisilik ancak etik degerle mümkündür. Sevgi ve evrensellik eksenli etik deger insani hem sürülesmekten hem de kisilik parcalanmasindan koruyarak güclü bir bireye dönüstürür. Ancak güclü bireyler, icsellestirilmis toplumsal ve ilahi mabutlarin önünde egilmeyi reddeder.

4. Her ne arar isen kendinde ara, Kudüs`te, Mekke`de, Hac`da degildir....

Aleviler bugün yogun bir ilahi kisveli arap milliyetciliginin propaganda bombardimaninin altindadir. Bilge insanlarimizin yarattigi insan ve doga merkezli yüce degerleri cöllestirmek istiyorlar. Bunun icin de, bin bir surete bürünmüs din adamlari ve hokkabazlariyla üzerimize geliyorlar. Duyumsamadigimiz, hissetmedigimiz ve bize yabanci olan somut putlara oldugu kadar hayali putlara da karsiyiz! Isteyen istedigine tapsin fakat bizden uzak olsun onlarin mabutlari.

5. Benim Kabem insandir...

Insani yüce bir deger olarak görmeyen hic bir düsünce, dogasi geregi, insana da saygi duymaz. Cani istedigi zaman onu atese verip yakmakta ya da kursuna dizmekte hicbir sakinca görmez. Alevi felsefesi, insani tanri katina cikarirken, tanriyi da insan seviyesine indiriri. Büyük insan Nesimi`nin dedigi gibi: „Gah cikarim gök yüzüne seyreylerim alemi, gah inerim yer yüzüne alem seyreyler beni“

6. Her ne varsa bu alemde, hepsi mevcuttur Ademde….

Insan soyunun tarihler boyu ortaya koydugu bütün yaratilar, insan dogasinin sinirsiz ve sonsuz derecede gelisme ve degismelere acik oldugunu göstermektedir. Bu yaratilar insanin mutlu ve huzurlu yasayacagi bir dünyanin kurulusu dogrultusunda kullanildigi taktirde insan hayali cennet tasariminin boyundurugundan kurtulup, cenneti bu dünyada tesis edebilir. O zaman insanin ne cehennem korkusu ne de cennet kaygisi kalir. Üstelik önünde egilecegi bir mabuda da ihtiyac duymaz.

7. Okunacak en büyük kitap insandir…

insan hem filogenetik (soy) bakimindan hem de ontolojik(varlik) bakimindan büyüleyici bir varliktir. Okyanuslarin derinliklerinde baslayan tek hücreli canlilardan günümüzün insanina kadar uzanan uzun bir evrim cizgisinin bütün izlerini mevcudiyetinde tasir. Makro kosmosun oldugu kadar mikro kosmosun da aynasidir. Insan bu iki ucu bir birine baglayan bir halkadir. Cok uzaklardan gelip cok uzaklara giden bir varliktir insan ve onun hareket ettigi mekan dogadir.

8. Ilimden gidilmeyen yolun sonu karanliktir….

Her insan dünyaya gelmeden önce mutlak bir harmoni icerisinde yüzer. Onun icin ne irk vardir, ne din, ne allah., ne devlet, ne para, ne otorite, ne yasaklar, ne günahlar ne de ikiyüzlülük ve yalan. Tüm bunlari kendinden önce dünyaya gelen hemcinslerinden ögrenir. Tabularla, yasaklarla, dogmalarla, günah haleleriyle cevrili bir dünyaya dogar ve büyüklerinden „esinlenerek“ bunlari yavas yavas icsellestirir. Cünkü dünyada baska türlü yasam hakki taninmaz kendisine! Saf ve karsiliksiz sevginin yerini cikar eksenli „sevgi“ almaya baslar. Tekrar o saf (katisiksiz) ve bizi biz eden özümüze dönebilmemizde bizlere sinirsiz bilgelik, sevgi ve felsefe yardimci olabilir. Bunlarin disindaki arayis yollari bizleri karanliga götürür. Düsünmeyen, hissetmeyen, algilamayan ve sevmeyen bir insan hayvansal dogasindan kurtulamaz, güdülerinin (nefsinin) esiri olarak kalir.

9. Ey Sufi; kadin, bilmeyene nefs, bilene nefestir….

Gerek patriyarsal kültürler ve o kültürlerde ortaya cikmis kitapli-kitapsiz dinler gerekse yine onlarin bir türevi olan kapitalist-emperyalist sistemler, her seyi metalastirdigi gibi kadini da metalastirmaktadir. Binlerce yilin ideolojik ve kültürel bombardimani buna sadece erkegi degil kadini da inandirmis! Icsellestirilmis olan bu duyguyla köklü bir hesaplasmaya girilmedikce kadin-erkek esitligi yalan üzerine insaa edilmis bir kurgudan öteye gidemeyecektir. Kadin, sadece bir “karsi cins” degil ayni zamanda yasamin ve sevginin de anahtaridir. O bütün insan soyunu yaratan rahman ve rahim dir.

10. Sevgi bizim dinimizdir, baska dine inanmayiz.....

Alevilik, Islam ici-Islam disi gibi tartismalara da artik son vermek gerekir. Derin felsefi ve batini kökleri olan Aleviligi her hangi bir dine payanda yapmanin anlami ve geregi yoktur. O, sevgi ve bilgeligin oldugu her yerde yeserir; boy verir. Icinde sevgi ve bilgelik tasiyan hic bir sey Alevilige yabanci degildir.

11. Bir olalim, iri olalim, diri olalim…..

Tutuldugu bilinc travmalarindan bir türlü kurtulamayan genis Alevi yiginlarinin bir birlik ve dirlik arayisi ve özlemi icerisinde oldugunu hissetmemek mümkün degildir. Her insanimizin suretinde düsünsel ve inancsal köklerinden kopmus olmanin hüznünün farkli tonlari okunmaktadir. Kücücük dag köylerinde kurdugumuz birlik ve dirligin yerinde yeller esiyor artik. Geriye dönüs asla mümkün olmayacak belkide fakat dünyanin en büyük metropollerinde yitirdigimiz birlik ve dirligimizi yeniden yaratmamiz mümkündür. Bilge insanlarimiz bunun ip uclarini caglar ötesinden bizlere sunmuslardir. Yüzyillar ötesinden getirdigimiz geleneklerimiz bu birlik ve dirligin yapitaslarini sunarken, bilge insanlarimizin yasama, insana ve dogaya dair felsefi (düsünsel ve ruhsal) söylemleri de bu yapinin ruhunu olusturacaktir. Eger her Alevi kendi bulundugu yerden bu dogrultuda bir yürüyüse baslarsa birlik ve dirlik de kendiliginden ortaya cikar.

Yorumlar 2
  • Yorum
  • Yazan : Berxwedan serxwebun - Tarih : 9.2.2012 23:20:46
    [B][/B][H1][/H1]Benim cocukluk yillarim alevilige karsi cok sempatik olmayan sevimsiz ve saygisiz, Alevi fikir ve bilgilerinden yoksun cokda iyimser olmadigim bir ortamla dolu gecti. ilk alevi arkadasimi 14 yada 15 yaslarimda istanbulda tanimisdim, elazig karakocan,li bir arkadasimdi. simdi ise tüm sevdigim arkadas ve dostlarim Alevi, simdi benim dinim ve felsefem ise? insan ve yine insandir diyorum....
    • Yorum
    • Yazan : Berxwedan serxwebun - Tarih : 9.2.2012 23:19:12
      [B][/B][H1][/H1]Benim cocukluk yillarim alevilige karsi cok sempatik olmayan sevimsiz ve saygisiz, Alevi fikir ve bilgilerinden yoksun cokda iyimser olmadigim bir ortamla dolu gecti. ilk alevi arkadasimi 14 yada 15 yaslarimda istanbulda tanimisdim, elazig karakocan,li bir arkadasimdi. simdi ise tüm sevdigim arkadas ve dostlarim Alevi, simdi benim dinim ve felsefem ise? insan ve yine insandir diyorum....
      Copyright
      Sayaçlar | Bugün : 441 - 2393 - 2833 | Dün : 487 - 2508 - 2994 | Toplam : 591985 - 2725963 - 3316718 | Üyeler : 0 - 1350 | Online : 0 - 15

      �statistikler | Neler Yapt�k | Hakk�m�zda | �leti�im | SiteMaps | Rss
      2oo6-2o11 © Copyright turkudiyari24.com Turkish Portal 6 Yaşında
      Yazılım Tasarım Cafer Çınar C.C.P. Sürüm 4.0